Dünyanın bilinen en eski halısı 2500 yıl önce dokunan Pazirik Halısı’dır.

DÜNYANIN EN İYİSİ

İzmit Körfezi’nin en güzel koylarından birinde ve İstanbul’a yalnızca yarım saat uzaklıktaki Hereke Beldesi halılara sadece ismini değil; yepyeni bir tekniği de vermiştir.  Hereke Fabrika-i Hümayun'u kurulmadan önce yörede el dokumacılığı yaygındır; ancak Türk düğümü adı verilen yeni dokuma tekniği özgün bir biçimde ortaya çıktığında, tüm geleneksel tarzların üstüne çıkacaktır. Kasabanın su yolları üzerinde bulunması gibi sanayi açısından elverişli şartlara sahip oluşu, döneminin yükselişteki devletlerine yaklaşmayı arzulayan Abdülmecid’in seçim yapmasını kolaylaştırmış ve Hereke, Osmanlı’nın sanayisini doğuracağı yer olarak belirlenmiştir. Seraskeri Rıza Paşa ile Körfez sularını dolaşırken kendisine gösterilen fabrika karşısında padişahın duyduğu heyecanı sonraki yıllar fazlasıyla haklı çıkarmış ve artan talebi karşılamak üzere Dolmabahçe Sarayı’nda ek bir atölye kurulmuştur. Hatta, Hereke halısı o kadar sevilir ki; Dolmabahçe Sarayı’na taşınma zamanı geldiğinde, “Eski Saray” olarak anılacak olan Topkapı Sarayı’nda eşyaların hepsi olduğu gibi bırakılırken,  yalnızca halılar saray erkanına eşlik ederek yeni yerlerine serilir.

Öte yandan; giderek makineleşen ve üretim miktarı arttıkça hammadde sıkıntısı çekmeye başlayan Avrupalı devletler, özellikle Türkiye’den büyük miktarlarda yün ve pamuk ithalatı yapıyorlardı. Bizde ise; durum tersine bir gelişme göstermiş ve fabrikanın iddialı ürünlerinin yanısıra dokuma boyacılığı da dikkat çeker hale gelmiştir. Tüm bu başarının birden ortaya çıkmadığı da muhakkaktır. Daha Tanzimat yıllarında, Osmanlı’nın geleneksel üretim biçimlerinin ve sanayisinin desteklenmesi için bazı kanuni düzenlemeler yapılmıştır. Bir komisyon kurulması, sınai sergilerin açılması ve hatta sanayi okulunun kurulması başlıca girişimlerdir. Osmanlı Devleti’nin sanayileşme üzerine ilk adımları Hereke Fabrikası’nda olduğu gibi hep devlet eliyle düşünülmüş ve uygulanmıştır. Devletin kalkınma çabaları, çağının olağanüstü gündemleri saf dışı tutulursa, oldukça başarılıdır Londra, Paris gibi başkent sergilerinde katılımcı Osmanlı Devleti’ne çok sayıda ve anlamlı ödül kazandırır ve imparatorluk ekonomisine Hereke’nin katkısı her zaman  muazzam olur.